AKP DÜZENİ, DEMOKRASİSİ, ADALETİ: ÜÇ ÖRNEK
İlk örnek memurlara yapılan yıllık zam oranları ile ilgili..Biliyorsunuz memurlar yılda bir defa olmak üzere ücretlerine zam alırlar bu zammı da iktidardaki parti yapar. Önümüzdeki yılın zam oranları AKP tarafından ilk altı 6 için %2,5 ikinci altı ay içinse yine %2,5 olarak açıklandı. Bunun daha basit olarak ifadesi ise memurlara yansıyacak zam miktarı para olarak yaklaşık 50-60 tl civarında olacaktır. Düşünün ki bir iktidar bir ‘işveren’olarak size hakkınızı vermek bir yana, tekelinde bulundurduğu ürünlere zam yaparak reel ücretlerinizi önceki yıla göre geriletmekte sizinle adeta dalga geçmekte.. Evet bunun adı dalga geçmek oluyor çünkü mevcut kamu hizmetlerinden yararlanma günden güne paralı hale getirilirken, paralı olanların fiyatları da aynı şekilde sürekli arttırılırken kalkıp memura ‘küfreder’gibi bir zam oranı sunmak olsa olsa ya iş bilmeyen ‘dalgacı’iktidarlarda olur ya da totaliter 'ben her şeyi yaparım' zihniyetinde olan iktidarlarda. Öte taraftan bir yerlerde yolsuzluk haberleri eksilmeyecek,bir yerlerde birileri sürekli kazanacak,ahbap-çavuş ilişkileri desen gırla devam edecek ama iş hakkını hukukunu düzgünce yaşayan insanlara gelince böyle bir tutum sergilenecek..İşte AKP’nin adaletinin geldiği nokta burası..
İkinci örnek An
kara’da yapılan son su zamlarına karşı gösterilen tepkilere polisin almış olduğu ancak faşist Ülkelerde rastlanabilecek önlem ve müdahalelerle ilgili. Basından takip edebildiğim kadar ile Halkevleri isimli grup bu zamlara karşı imza kampanyası düzenleyip basın açıklaması yapmak istiyor. Ama o da ne! Bir eylemciye karşı tam 10 polis salıverilmiş. Ve eylemcilerin ne imza toplamasına izin veriliyor ne de basın açıklaması yapmasına. Eylemciler oracıkta derdest edilip göz altına alınıyor ve karakola götürülüyor. Tamamen demokratik ve anayasal bir hak olan toplantı ve gösteri yürüyüş hakkı da yine AKP zihniyeti tarafından yok sayılıyor üstüne üstlük şiddetle bastırılmaya çalışılıyor. Hatırlayın Başbakan Ankara’nın Çankaya ilçesinde bir eve gittiğinde yolları toprak olan bir ailenin yol istemini 'gidin o zaman belediyenin önünde oturun eylem yapın' diye cevaplamıştı; belediye kendi partisinde olmadığı için... Görüyorsunuz işin ucu kendisine dokunmadığına ne güzelde doğruları kendiliğinden söylüyor başbakan. Ama aynı demokratik ve onurlu tepkiler kendisine yapılınca hava birden değişiyor, ortalık allak bullak oluyor. İşte AKP düzeni böyle işliyor..
Üçüncü örnek Hrant Dink davası ile ilgili. Hatırlarsınız Hrant Dink nerdeyse üç yıl önce kalleş kişi ve kişilerce hain bir saldırının sonucunda öldürülmüş sonrasında yakalanan ‘tetikçide’polislerin arasında ‘vatan toprağı kutsaldır kaderine terk edilemez’afişi altında poz vererek teslim olmuştu. Olayın hemen sonrasında ise bir dava açılmıştı. Ve işin en vahim tarafı da bu davada o günden bugüne bir milim bile ilerleme kaydedilemedi. Nerdeyse Hrant’ın katilleri biri ya da birilerce adeta korundu, kollandı. Sözüm ona ‘malum’dava ile birlikte demokrasi havarisi kesilen AKP’de ne yazık ki bu dava sürecinde yaşanan kepazel
iklere dair kılını bile kıpırdatmadı. Oysaki tetiği çeken o kirli elin arkasında ağababaların olduğu herkes tarafından bilinen bir gerçekti ve o gerçekleri ortaya koymak için sevgili Nedim Şener bir kitap bile yazmıştı. Ama ne oldu biliyor musunuz Nedim Şener o kitap ile ödüllendirilmedi aksine ceza kovuşturmasına uğradı. İşine gelen dava ya da olaylarda cengaver kesilen AKP bu dava sürecinde adeta dut yemiş bülbüle döndü;hem de iktidarken hem de güç ve yetki elinde iken..
Pek tabi ki mesele tek başına AKP ya da başka bir siyasi aktör değil. Bir bütün olarak sistem işleyişi ve düşünsel arka planı itibariyle ne demokrasi ne adalet ne de doğruluk içermekte ama şu var ki iktidarda olan herkesten ve her şeyden önce bu düzenin/ bu düzensizliğin sorumluluğunu taşıyacaktır. İşte onun için AKP’nin de düzen ve sistem anlayışının aslında var olan o çarpık,haksız ve başı bozuk sistem yapısından farklı olmadığının ortaya konulması gerekir. Yukarda sıraladığım üç örnek bile AKP’nin hakim düzende nerede durduğunun anlaşılması açısından yeterli olacaktır. Tabi bunun ayrıntısına inmek isteyen varsa onu ayrıca tartışabiliriz..


0 yorum yazılmıştır