‘Kürt Sorunu’
Kürt sorunu ifadesini neden tırnak içerisinde kullandığım aslında kürt sorununa bakış açımıda ifade ediyor bir noktada. Öyle ki herhangi bir etnik yapı tek başına kendiliğinden sorun içermez fakat birileri etnik dini ya da benzeri aidiyet olgularını sorun haline getirirse işte o zaman sorun başlar. Öyle ki bugün bu sorunun adı Kürt’tür, yarın Çerkez’dir,öbür gün Yunan’dır fark etmez..
Peki Kürt sorunu dediğimiz sorun nasıl bir sorundur sorunun kaynağı,kökeni tarihçesi nerelere kadar uzanmaktadır sorun bugüne nasıl gelmiştir? Haliyle bu soruları sormak lazım değil mi çünkü eğer Kürt sorunu dünden bugüne çıkmış bir sorun olsaydı en geç onu izleyen günlerde de çözülmüş olması gerekirdi. Deme ki öyle değil Kürt dediğimiz bu var olma halinin yaşadığı sorunlar epeyi geride ve derinlerde. Peki, şu an ki sorunu anlamaya ve görmeye dair algı ne durumda? Yani Kürt sorunu üzerine düşünüyor muyuz, bu konuda çalışma yapıyor muyuz sorunun tarihsel, kültürel, sosyolojik ekonomik temellerine iniyor muyuz? Hayır bunların hiç birini yapmıyoruz;çoğu zaman hamaset yapıyoruz,çoğu zaman türbine oynuyoruz bol bol da milliyetçiliği okşuyoruz,en kolay siyaset yapma yolu bu ya..
‘Demokratik açılım, ya da Kürt açılımı’ konusunda yaşanan son gelişmeler ve bu gelişmeler karşısında alınan tutumlarda ne yazık ki yukarda ifade etmeye çalıştığım sorunu anlamama ya da soruna inmeme noktasında kendini gösteriyor. Öyle ki burada ‘açılıma’ gösterilen tepkiler açılımın metot olarak yanlışlığı ya da açılımın izlediği çizgi olarak değil birebir böyle bir ‘açılım’a karşı gösteriliyor. Bu da Kürt sorunu bağlamın
da hiçbir adımın atılmamasını ortaya çıkarıyor. Öte yandan şu gerçekliği unutmamak gerekiyor ki bugün tartıştığımız ve ne yazık ki sorun haline getirilen bu konu bundan yüz sene önce de cumhuriyet kurulurken de vardı. Onun için yüz yıl öncesine,yok sayma,inkar etme,aldırış etmeme gibi anlayışlara geri dönmenin anlamı yok. Çünkü o yol denendi ve çözüm olmadı.
Kürt sorunun çözümü sürecinde çözüme dönük olarak atılan adımların yanlışlığı, sürecin farklı kanallarda yürütülmesi gerektiğini yönünde eleştiriler normaldir ve olması gerekir de bu yönde. Bu sayede çözüme katkıda sunar bu bakış açısı. Ama siz sorunu yaratan zihniyetle soruna yaklaşırsanız, sorunu bu zihniyet temelinde çözmeye çalışırsanız sorun çözülmez aksine buradan her iki tarafında ‘faşistlerine’ saldırı, şiddet, terör gibi paylar çıkar; faşistler bunu kendilerine görev addederler. Bugün sosyal demokrat partinin bir genel başkanı üstelik bu sorun üzerine de hem de iki defa rapor yazdıktan sonra kalkıp sorunu yok sayarcasına bir eğilim ve söylem içerisine giriyorsa ortada çok vahim bir hata var demektir. O hata da işte sorunu görmek, öğrenmek ya da anlamak yerine, sorunu yok sayarak, milliyetçi histeri ve eğilimle soruna yaklaşmak biçiminde oluyor.
Kürt dediğimiz milletin bir tarihi dili, kültürü, kendilerine özgü değerleri, folklorik ezgileri, sanatı, edebiyatı, müziği, sineması olduğunu düşünürsek ve bu milletin başta Türkiye olmak üzere Avrupa, Orta Asya, Uzakdoğu, Kuzey Amerika’da yaşayan haklarını göz önüne alırsak sorunu basitçe bir ‘terör’kavramına indirgemekten uzaklaşmış oluruz. Çünkü bu sorun aslında bir milletin, halkın sosyolojik, psikolojik ve kültürel olarak var olma ve varlığını en güçlü biçimde yaşama ve yaşattırma anlayışının bir sonucudur. Aslında bu sonucu ben icat etmiş değilim ve bunun böyle olduğunu Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurucuları da bu devleti kurarlarken söylüyorlardı. Özellikle birinci mecliste bu söylemlerin ve düşüncelerin açıklığı aşikârdır. Üstelik bu söylemlere imza atanlardan birisi de Mustafa Kemal’dir. Onun için soğukkanlı ve bilimsel bir biçimde ‘Kürt sorununa’ yaklaşmalı ve ‘sorunu’ bilerek ve anlayarak çözmeliyiz…


Konu: Sorun
Kürt sorununu ya da Türkiye de halkın her hangi bir sorununu çözme samimiyeti görmüyorum. Sadece Amerika planının adım adım uygulandığı, tepki uyandırmamak için her an ad, taktik, tavır değiştirildiği bir politika görüyorum. Bir gün eli kana bulaşmış bir terörist elini kolunu sallayarak miting düzenlerken, ertesi gün daha hiç bir eyleme bile çıkmamış çocuğun Mahmur dönüşü yıllarca sürecek tutukluluğu başlarsa hiç şaşmam.
Selamlar
Bağlantı »