sözden öze:muharrem temiz
Aslında bu düşüncemizin bir arka planı var o da şu ki; insan nasıl besleniyorsa hayattan öyle konuşur, öyle dile getirir derdini, tasasını öyle söyler. Ve söylediği her söz de aslında nasıl bir dünyada yaşadığını, nasıl bir yaşam düşlediğini, kendine ve hayata dair nasıl baktığını özetler bize. İşte onun için sözler çok değerlidir, çok kıymetlidir. Ve yine o sözler yarattığı güzellikle sadece sözü söyleyen insanı güzel kılmaz, bizi de alır götürür bir yerlere.. Ben mesela bazen karşımdaki insanın kurduğu cümlelere, ses tonunun o ağırlığına, sözlerdeki o asil, o anlam yüklü dizelere tabir yerindeyse aşık olurum nerdeyse. Bu nasıl bir anlatım biçimidir, ‘bir yürek nasıl böyle tertemiz dile gelir de kendini sevdirir hayran bıraktırır dinleyene kendini’ derim. Sakın burada diksiyonunu çok düzgün, belagat sanatı çok yüksek olan insanlardan bahsettiğim anlaşılmasın; yok, ben o insanları kast etmiyorum. Benim burada sözünü ettiklerim yüreklerinin ışıltısını,sevincini,hüznünü, ‘masumiyetinin zerresini’ kaybetmeden bizlerle paylaşan insanlar.. Sözler sadece konuşmada değerli değildir ama; sözün kıymetli biçimde dile getirildiği her yerde sözler o asilliğini o derinliğini o güzelliğini yaşar ve yaşatır. Ama özellikle bu sözlerin dile geliş biçimindeki araçlardan biri olan müziksel anlatı bu anlamda farklıdır, ayrıcalıklıdır, önemlidir. Çünkü müzik de sade bir sözün yerine onu beste ve enstrümanla kuşatan bir değerler manzumesi vardır. Ve bu manzume genel olarak s Ben müzik dinlerken işte hep bu bakışla dinlemeyle çalışırım yani ne müzik türü olursa olsun sözün ve sazın değeri kendini ifade etsin derim. Derim demesine ama benim için yine de halk müziğinin yeri ve değeri ayrıdır. Bu ayrıcalık nedeniyleder ki birçok halk müziği sanatçısını dinleme fırsatım olmuştur. Ama bu sanatçılardan biri var ki onu özellikle zikretmeden geçemeyeceğim: Muharrem Temiz..Belki birçoğunuz ismini duymadı işin açığı ben de böyle bir ses ve sanat ustasını geç tanıdım. Ama tanıdığım günden beri de Muharrem Temiz benim için sözün değerini müzikle birleştirerek ifade eden yegâne sanatçılardan biri oldu. Öyle ki Dertli Divani’nin bilgeliği, Musa Eroğlu’nun derin sevda söyleyişi, Erdal Erzincan’ın sazı Muharrem Temiz’de bir vücut olup meydana gelmiş sanki. Hüznün en acısını, ayrılığın sızlayan yarasını, özlemleri, aşkı öyle bir anlatır ki Muharrem Usta daha denilecek söz, edilecek laf kalmaz geriye kalan. Bu ustalığın bir yansıması olsa gerek ki de Ustanın sazıda aynı mükemmellikte ve aynı değerde akar gider sözlerin yanında. Yani anlayacağınız Muharrem Temiz derya olmuştur artık, üstad olmuştur, derviş olmuştur
İnsan söze döktüğünde kendini seviyoruz, özlem duyuyoruz, ayırıyoruz; sözünü, dilini temiz tutan insanı büyütüyoruz gözümüzde, ‘insan olmak budur’ işte diyoruz.
anat diye isimlendirilir. İşte bu sanat da hakkıyla yerine getirildiği zaman o yazının başından beri önemini ifade ettiğim asil sözler adeta büyülüyor insanı, adeta bir ırmak olup akıyorsunuz o sözleri dinlerken.
Söz ve sazda bu dervişin yüreğinden kopup gelen esintidir aslında. O dervişin yüreği, düşleri, sevdaları o kadar anlamlı, içten ve sıcaktır ki dizelerde, müzik sadece bunun yansıması olmuştur. Sözün kıymeti o sözü edenin kıymetinde gizliyse, Muharrem Hoca’nın o soylu ezgileri ve sesi de yine hocanın yaşamında gizlidir. Sözden yüreğe, türkülerden bilgeliğe geçişin özeti de Muharrem Tem
iz’dir aslında.Ben bu özeti Ustanın; ‘Ben yolcuyum helallaşak sabahtan’ isimli türküsünü dinlediğimde gördüm ve hissetim. Bir de siz dinleyenin bakalım ustayı nasıl göreceksiniz.
Ben yolcuyum helallaşak sabahtan
Bu ayrılık devam eder bir zaman
Bir buse alayım o gül yanaktan
Bu ayrılık devam eder bir zaman
Seher yeli gibi sineme esme
Ben sana gücenmem sen bana küsme
Gurbette galırsam mektubun kesme
Bu ayrılık devam eder bir zaman
Gene dumanlandı dağların başı
Durmayıp akıyor gözümün yaşı
Hatırdan çıkarma Âşık bektaş'ı
Bu ayrılık devam eder bir zaman….


Konu: Türkü
Öyle güzel türkülerimiz var ki birinin verdiği duyguyu bir kalın roman anlatamaz.
Selamlar
Bağlantı »